- İstatistikler
- 2010 Yılı Eğitim Programı
- Üye Fabrika Listesi
- Çimento Fabrikaları Haritası
- Ar-Ge 2010 Fiyat Listesi
- Bağlantılar
- Beton Yollar
- Beton Bariyerler
Eklenme tarihi: 22 TEMMUZ 2010 - Okunma Sayısı: 123
Reuters ile söyleşinde İğnebekçili, şirketlerin bu yılki mali durumlarına ilişkin olarak, "Fiyatların ufakda artmasıyla cirolar az da olsa büyüyecek ama maliyetler çok daha fazla büyüyecek. Bu senenin başından itibaren ithal kömür ve petrokok fiyatlarında yüzde 100'ün üstünde fiyat artışı var. Toplam maliyetlerimizin içinde enerjinin payının yüzde 50’nin üstünde olduğunu düşünecek olursak, kârlılıkta erozyon var. Bunun neticesinde kârlılık oranlarının 2009 yılının altında kalması beklenmeli diye düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.
TÇMB'nin verilerine göre yılın ilk dört ayında çimento üretimi yüzde 13.2 artışla 18 milyon ton olurken, yurtiçi satışlar yüzde 14.2 artışla 12.7 milyon tona ulaştı.
İç piyasada tahminlerin üzerinde tüketim gerçekleştiğini ancak bunun geçen yıl krizin etkisi nedeniyle görülen düşük seviyelere kıyasla yaşanan bir düzelme olduğunu belirten İğnebekçili, "Bu büyüme hızının Haziran sonuçlarında bir miktar aşağı inmesi bekleniyor, Haziran'da iç tüketimdeki büyümenin yüzde 13-14 civarlarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Temmuz- Ağustos’ta aynı nispetlerde kümülatif olarak büyüme olacağını zannetmiyorum. Kademeli olarak bunun yıl içinde yüzde 9-10 seviyelerine oturması lazım" dedi.
İğnebekçili’nin verdiği bilgiye göre, Türkiye çimento sektörü geçen yıl 58 milyon ton üretimle dünyanın en büyük beşinci, Avrupa’nın ise en büyük üreticisi olurken, 43 milyon ton iç pazar ile Avrupa'nın en büyük iç pazarı olma özelliğini kazandı. Sektör, 20.5 milyon ton ihracatıyla dünyanın en büyük ihracatçısı konumunda bulunuyor.
Çimento sektörü üretimine ilişkin İğnebekçili sözlerini şöyle sürdürdü:
"Toplam üretimimizde yüzde 8-10 civarında bir büyümeyi gerçekleştireceğiz. Bunu gerçekleştirecek olursak dünya liginde bir kademe yükselip Japonya’nın üstüne çıkabiliriz."
İHRACAT 18-19 MİLYON TON OLABİLİR
İğnebekçili, sektörün ihracatının bu sene hız kestiğini belirterek, "Çimento ihracatında yüzde 2 büyüme var ama klinker ihracatımızda yüzde 30'a yakın bir daralma var. Bu sene çimento ve klinker ihracatında 20 milyon ton zor ama imkansız değil, ihracat 18-19 milyon tonun altına düşmeyecektir” değerlendirmesini yaptı.
Çimento fiyatlarının geçen yıla göre önemli bir değişim göstermediğini de ifade eden İğnebekçili, "İhracatta fiyatlar herşeye rağmen fena değil. Yaklaşık FOB (free on board) fiyatı 63 dolar. İç piyasa ise bu rakamın altında, 85-90 lira civarında düşünmek lazım" dedi.
Türkiye çimento sektöründe arz fazlasının bulunması, fiyatların yükselmemesinin önündeki en büyük neden olarak görülüyor.
Genel seçimlerin 2011 yılında yapılacak olmasının çimento şirketlerine nasıl bir etkisi olacağı yönündeki soruya İğnebekçili, geçmiş yıllarda hükümetlerin seçim ekonomisi uyguladığını hatırlatarak, "Önümüzdeki dönemde aynı politika izlenir mi bilemeyiz. Şu gün yaşadığımız büyüme doğal bir büyümedir, seçimlerle bir ilgisi yok. Baskı altındaki talep tekrar ortaya çıkıyor" yanıtını verdi.
SATIN ALMALAR İÇİN 2011'DE FIRSAT DÖNEMİ OLABİLİR
Sektörün 2005'ten bu yana yeni oyuncular ve satın almalar ile değişim geçirdiğine işaret eden İğnebekçili sektördeki birleşme ve satın alma aktivitesine ilişkin tahminlerini şöyle aktardı:
"Bu değişimlerin bir hazım süresi var. Bu değişimin sonunda büyük oyuncular şapkayı önlerine koyup düşünmek zorundalar. Büyük oyuncuların satıcı olacağını zannetmiyorum. Küçük oyuncular da kalkıp ucuza malını vermek istemez. 2011'den itibaren el değiştirmeler için yeni bir fırsat dönemi olabilir."
Türkiye’nin üretim, satış ve ihracattaki yüksek performansını birkaç sene üstüste devam ettirmesiyle dünyadaki büyük üreticilerin Türkiye pazarından uzak kalmak istemeyeceğini belirten İğnebekçili, Rusya pazarının da 2011’den itibaren açılması durumunda sektöre yabancı ilgisinin artacağını ve şirketlerin değerlerinin de yükseleceği tahmininde bulundu.
Sektördeki büyük oyuncuların Türkiye’de büyüme imkanının sınırlarına geldiğini söyleyen İğnebekçili,
"Yurtiçinde büyümek yerine Akdeniz ve Karadeniz havzasında gemiyle ulaşabilecek olan tüm ülkelerde başlangıçta terminal ile depolama ve paketleme tesisleri kurarak konumlarını güçlendirmek istiyorlar. Sonraki senelerde Irak, Suriye, Azerbaycan, Türki Cumhuriyetlerinde mevcut tesisleri satın alabilirler veya terminallerle Batı-Kuzey Afrika pazarlarına gidebilirler."
* TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili’nin 21.07.2010 tarihinde Reuters haber ajansına verdiği röportaj haberi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |||








.gif)
